Akyaka Butik Otel

Ekran Alıntısı 300x202 Akyaka Butik OtelAileniz ve sevdiklerinizle beraber eviniz konforunda tatil yapmak istemez misiniz? Üstelik doğayla iç içe harika bir tatil beldesinde. Akyaka’daki apart otellerde apart otelin sağlamış olduğu ev konforunu, beldenin kendisinde ise tabiatın cömertçe sunduğu güzellikleri müşahade edeceksiniz…
Muğla butik otel de kendi evinizindeymişçesine tatil yapma ve de harika manzarası, muhteşem tabiatı ile ruhunuzu dinlendirme fırsatı yakalayacaksınız… Apart dairelerin rahatlığı, müşterilere sunulan bireyselleştirilmiş hizmetle birleşince bu otellerde unutamayacağınız birkaç hafta yaşayacaksınız.

Akyaka’nın özgün mimarili evlerine benzer şekilde ve Osmanlı mimarisi tarzında dekore edilmiş apart otellerinde doğayla iç içe tatil yaparsınız… Akyaka’yı kanatları altında tutan kıyıya dik dağlar, çam ağaçları ile kaplıdır. Çam ağaçlarının havayı temizleyici etkisi bu kasabada bizzat görülür. Dağ tarafından usul usul esen yel, Egenin ciğerleri olan çam ormanlarından temizlenerek gelir ve sizin üzerinizden denize doğru eser.

Akyaka, Muğla’ya 20 dakika, Marmaris’e 36 km, Fethiye’ye ise 125 km mesafededir. Dilediğiniz zaman gerek buradan kalkan minibüs veya otobüslerle, gerekse kendi arabanızla yapacağınız günübirlik ziyaretlerle bu tatil yerlerini de ziyaret edebilir, buralara göre görece sakin olan Akyaka’da yaptığınız tatilinizi biraz daha renklendirebilirsiniz.

Akyaka, özellikle son yıllarda turizm açısından önemli gelişmeler göstermiştir. Tatil dönemi dışında 2500 – 3000 civarında olan Akyaka nüfusu, tatil dönemlerinde 10000 – 12000 dolaylarına çıkar; bu gözünüzü korkutmasın. Yaz aylarında yaşanan bu geçici nüfus artışı, turizm kapasitesini her geçen yıl geliştiren ve güçlendiren Akyaka’da hissedilmez, kasabanın sakinliğine hiçbir halel getirmez.

akyaka butik otel de geçireceğiniz tatilinizde, doğanın hâlâ bakir kalmış yerleri olduğunu görecek, gelecek seneki tatilinizi de buraya gelerek geçirmek isteyeceksiniz. Yıl içinde, şehir hayatından sıkılmış, işlerden bunalmış, derslerinizden bıkmış hissedersiniz… Akyaka apart otellerinde geçireceğiniz birkaç haftalık tatil, bütün dertlerinizi ve stresinizi unutturacak ve evinize döndüğünüzde kendinizi arınmış hissedeceksiniz.

İngiltere’de trafik niçin soldan akar?

Bir zamanlar herkes İngilizler gibi yolun solundan gidiyordu. Bunun için de çok geçerli bir sebep vardı.
Yüzyıllarca önce yolun karşısından gelenin dost mu, yoksa düşman mı olduğunu kestirmek mümkün değildi. İnsanların çoğu sağ ellerini kullandıkları için, yolun solundan, duvar dibinden (yaya veya atla) giderek sol taraflarını emniyete alır, sağ ellerini kılıçlarını hemen çekecek şekilde hazır bekletirlerdi.
Yolun solundan seyahat, ilk defa 1300 yıllarında, papanın Roma’ya gelecek hacıların yolda karmaşaya sebep vermemeleri için, yolun solundan gitmelerini söylemesiyle resmileşti ve yüzyıllar boyu devam etti.
18. yüzyılın sonlarında ABD’de birçok atın çektiği posta arabalarında, sürücü koltuğu yoktu ve sürücü en arkada ve soldaki atın üstünde oturuyordu. Bu da yolun solundan gidildiğinde karşıdan geleni ve yolun kontrolünü zorlaştırıyordu.
Çok geçmeden ABD’de trafik sağdan işlemeye başladı. Fransız İhtilali sırasında, ihtilalin liderlerinden Maximilien Robespierre, büyük bir olasılıkla Katolik kiliseye meydan okuyanlara bir jest olsun diye, Parislilerden yolların sağından gitmelerini istedi.
Bir süre sonra aslında kendisi de bir solak olan Napolyon, ordularındaki ikmal arabalarının yolların sağından gitmeleri emrini verdi ve zaptettiği her ülkede de bu uygulamayı hayata geçirdi.
İngiltere hiçbir zaman Napolyon tarafından zapt edilemediğinden İngilizler yolun solundan gitme alışkanlıklarından vazgeçmediler. Avustralya, Hindistan gibi tüm eski sömürgelerinde de bu usulü devam ettirdiler. Zaten İngilizler’de Amerikalılardan farklı olarak sürücü arabanın üstünde ve sağında oturuyordu.
Modern araba teknolojisinin gelişmesi ile bu gelişimin dünyada öncüsü olan ABD’de sürücü koltuğu ve direksiyon sağdan gidişe uygun olarak sola konuldu ve dünyanın birçok bölgesinde bu şekilde yaygınlaştı.
İngiltere’de ve eski sömürgelerinde, trafik akışını sağ şeride almanın faturası o kadar yüklüdür ki, artık isteseler de kolay kolay bunu yapamazlar.
Hangi ülkede olursanız olun, trafiğin yönü ister sağdan olsun ister soldan, karşıdan karşıya geçmeden önce, siz yine de her iki yöne bakmayı ihmal etmeyin.

Asansör Düşerken Zıplarsak Ne Olur ?

asansör boşluğu 227614 204x300 Asansör Düşerken Zıplarsak Ne Olur ?

Asansöre bindiniz ve diyelim ki asansör bozuldu ve saniyede 18 metre hızla düşmeye başladı. Siz de son saniyede yukarı zıpladınız. Yukarı zıplamanız olsa olsa saniyede 4-5 metre hızla olabilir. Yani siz yine de yaklaşık saniyede 13-14 metre hızla yere düşmeye devam ediyorsunuz.

İster saniyede 18 metre, isterse 13 metre hızla yere düşün, sonuç fark etmez. Sizi yerden kazımak zorunda kalabilirler.Sakın panik yapmayın, asansörü tutan tek bir kablo yoktur, en azından 5 veya 6 kablo vardır. Bu kabloların her biri tek başına asansörün ağırlığını taşıyabilecek niteliktedirler.

Diyelim ki, bu kabloların hiçbiri o an işlevini yerine getirmedi , asansörü durduracak bir başka fren donanımı daha vardır. Hatta bazı asansör boşluklarında ilaveten yaylı veya yağlı, hayati tehlikeyi önleyecek özel sistemler de bulunur. Bu sistemlerin hiçbiri çalışmazsa yine de iyimser olmaya çalışın, hiç olmazsa hayatınızda bir kere, hiçbir katta durmadan doğrudan zemine inmiş oluyorsunuz.